Show/Hide Toggle
Google
 
Bu Deney Dünyayi Yok Edebilir.( CERN ) PDF Yazdır E-posta

Burası maddenin ve evrenin oluşumuyla ilgili tarihin gelmiş geçmiş en önemli deneylerine hazırlanan Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü’nün (CERN) İsviçre’deki merkezi. Şimdi burada büyük bir deney hazırlığı var.

  

“Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” deneyi insanoğlunun şimdiye kadar gerçekleştirdiği en önemli deney olmaya hazırlanıyor. Bunun için oluşturulan dev tesise "günümüze kadar imal edilen en önemli makine” de deniyor. Burada, evrenin başlangıç noktası olarak kabul edilen büyük patlamadan (Big Bang) çok kısa bir süre sonrasının koşulları laboratuvar ortamında oluşturulacak.

En az 10 yıl sürecek deney ve gözlemlerle modern fiziğin günümüze kadar yanıtlayamadığı birçok önemli konu açıklığa kavuşturulacak. Tesisteki herkes, bu keşiflerin ilk ürünlerinin önümüzdeki iki üç yıl içinde alınacağı konusunda son derece umutlu. Mesela isimlerin neden bir kütlesi olduğunu açıklayacak olan ve Tanrı Parçacığı olarak adlandırılan Higgs parçacığının gözlenmesi gibi...

Ancak bazı bilim adamları onlarla aynı fikirde değil.


Bu dev parçacık hızlandırıcının faaliyete geçmesiyle “Dev bir kara delik oluşacak, bu delik etrafta ne varsa içine çekerek yutacak. Belki dünyanın sonunu getirecek” diye düşünüyorlar… Hatta dünyayı yok edeceğine inandıkları bu deneyin durdurulması için dava bile açtılar. Ancak bu dava CERN’i bağlamıyor.


CERN'de çalışmalar tam gaz devam ediyor. İsviçre-Fransa sınırında bulunan CERN’de halihazırda 30 kadar Türk fizikçi değişik laboratuvarlarda hem deneylere katılıyor, hem de doktora veya doktora sonrası bilimsel çalışmalarını tamamlıyor.


Ancak Türkiye’nin kuruluşta sadece gözlemci statüsünün bulunması, şimdiye kadar tam üye olmaması Türkiye’nin bilim camiasında büyük heyecan yaratan bu bilimsel çalışmalara daha yakından katılmasını önlüyor.

CERN Araştırma Merkezi tarafından 14 yılda geliştirilen ve 8 milyar dolara mâl olan dev makine ise bu yaz çalışacak.Bilim insanları küçük bir "big bang" yaratacak makineyi takip ederek dünyanın nasıl oluştuğunu daha net anlamaya çalışacak. Bu deney bütün dünyada merak uyandırdı ve uzun zamandır bekleniyor. Deneyin olumlu olması sonucu gelişecek olayları hepimiz hayretle okuyacağız.

BÜYÜK sırrın peşindeki Türk Bilge Demirköz, CERN’deki tarihi çalışmayı şöyle özetliyor:

“Evrenin baş noktasına Büyük Patlamadan hemen sonrasına geri dönmeye çalışıyoruz. Buradaki çalışmanın amacı tıpkı “Big Bang” de olduğu gibi maddeyi oluşturan 2 protonun eksi 271 derecede kafa kafaya çarpıştırılması. Protonları ışık hızına yakın bir hızda 7 bin kat ağırlıkta çarpıştırıyoruz. Protonların çarpışmasında sonra ortaya çıkan 2 quark parçacığının 8-10 saniyelik yaşam öyküsü şimdiye kadar gözlemlenememiş. Higgs’in yani “Kara Madde”nin incelenebilmesi evrenin yaradılışıyla ile ilgili önemli ipuçları vereceği tahmin ediyor. Çarpışma milyarlarca yıl önce meydana gelen “Büyük Patlama”nın küçük boyuttaki bir benzeri.”

Engin Arık da ATLAS için çalışmıştı (Isparta' da Uçak Kazasında Ölen Profesör)

PROTON parçalandığında ortaya çıkan quark çarpıştırılsa dahi kendini yeniden hemen topladığı için gözlemlenmesi oldukça güç. Quark parçalanmasıyla kara maddenin tespit edilmesi mümkün olabilir. ATLAS, CMS, ALICE, CMSD isimli 4 dev detektörün çalıştırılacağı LHC deneyinde, protonların çarpıştırılmasından sonraki fiziksel ortamı gözlemleyebilmek için kendi bünyesindeki ağ dışında dünyanın birçok yerinde bulunan bilgisayar merkezinden faydalanacak. Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybeden Profesör Engin Arık ve birçok Türk öğrenciyle araştırma görevlisinin yapımında büyük emek harcadığı ATLAS dedektörü yerin 96 metre altında, CMS dedektörü ise 127 metre altında bulunuyor.

Verileri Web Grid toplayacak

CERN’deki tarihi deneyde ADSL’den 1000 kat hızlı olan Web Grid kullanılacak. CERN’ün Bilişim Teknolojileri Departman Başkanı Wolfgang Von Rueden, LHC deneyinde çok büyük oranda verinin ortaya çıkmaya başlayacağını ve bu nedenle yeni ortak bilgisayar ağı Web Grid’in kullanılacağını açıkladı. Önümüzdeki yıllarda tıpkı WWW gibi insan hayatına büyük etkileri olacak Web Grid’in çalışmalarının 15 yıl sürdüğünü belirten Rouden şu bilgileri verdi:

“CERN’de geliştirilen ve deneyde kullanılacak Web Grid’te 1 milyon cpu yani işlemci şu anda ana bilgisayara bağlı çalışıyor, saniyede 40 milyon fotoğraf çekilecek. 2 milyonunu data olarak tutacağız yani saniyede 250 bin DVD kaydediliyor. Bu kapasitenin yüzde 35’i. Kapasitenin geri kalanı diğer ülkelerde. CERN’le çalışan, Türkiye dahil dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde toplam 140 bilgisayar merkezi kuruldu. 14 tane de büyük data merkezimiz var. Datanın tamamını CERN’de tutamayız. Her 40 milyon fotoğraftan saniyede 200 kare seçiliyor. Bu da ATLAS’taki tetikçiler tarafından yapılıyor. Biz boyutları küçültmede saniyedeki 1 peta byte’lık bilgiyi 1 gigabyte a indiriyoruz. Deneydeki dataların bir milyonunu elimizde tutacağız. Henüz bilmediğimiz ve dolayısıyla anlayamadığımız bilimler ortaya çıkabilir.”


CERN, Dan Brown’un çok satan romanı “Melekler ve Şeytanlar”a da konu oldu.


Romanda, CERN’in başarılı fizikçilerinden Leonardo Vetra cinayete kurban gider. Vetra’nın tek gözü oyulmuş ve göğsü “Illuminati” sembolüyle dağlanmıştır. Kitaptaki hikayeye göre CERN’in tek kaybı Vetra değildir. Ünlü fizikçinin son derece tehlikeli buluşu “karşı madde” de çalınmıştır.


Cinayeti gizleyen CERN direktörü, Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon’u İsviçre’ye çağırır. Dr. Vetra’nın kızı Vittoria ile Langdon, Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa, Illuminati’nin 400 yıllık izini sürerek cinayetleri önlemeye çalışacaklardır.

 
Sonraki >
2007 © teorici.com